Yaşanılası dünyanın
Ne tadı ne tuzu kaldı
Ömür denen şu zamanın
Çoğu gitti azı kaldı
Çalışmadan yiyenlerin
Derimizi giyenlerin
Nice benim diyenlerin
Ne izi ne tozu kaldı
—
Çürük ökçe yırtık taban
Kurdu kuşu ettik çoban
Gariban daha gariban
Ne çulu ne bezi kaldı
Bizden geçinen kalleşler
Döner geri biz taşlar
Sıvıştı yaren yoldaşlar
Ne sözü ne özü kaldı
—
Cahiller kendini arar
Kamiller özünü yoklar
Kurudu çaylar ırmaklar
Serçeşmenin gözü kaldı
Dertli divaninin varı
Canandır canın öz yâri
Geçti bu devrin baharı
Ne yazı ne güzü kaldı
