BU AKŞAM İÇECEĞİM
Söz verdim dostlarıma sözümü tutacağım Çok zor olacak bana seni unutacağım Bu akşam içeceğim bir büyük bir de yarım Buz […]
Söz verdim dostlarıma sözümü tutacağım Çok zor olacak bana seni unutacağım Bu akşam içeceğim bir büyük bir de yarım Buz […]
Bir kuzu da taş dibinde meliyor Firkati de dağı taşı deliyor Komşular da bulamamış geliyor Yitirdim yavrumu yol kenarında —
Bir garip yolcuyum hayat yolunda Yolumu kaybetmiş perişanım ben Alın yazımmış gurbet ellerde Ümitsiz sevginin kurbanıyım ben Mecnun misali gurbet
Bir avcı avladı beni Yaralandım yaralıyım Zülfüne bağladı beni Yaralandım yaralıyım — Gelmez olaydım cihana Yaşamadım kana kana Bilmem ki
Dağ başında bir gül gibi Boynu bükük kalan yarim Dikenleri acımadan Yüreğime eken yarim Bir kez sana bağlanmışım Ben kendimi
Değirmenim terse döndü bu sene Bulgura mı yanam ben buna mı yanam Yar orada kanser oldu ben burda verem Ben
Bekle kar altında kalan buğday tanesi Yine onun sularıyla yeşereceksin Gözyaşların çare değil ağlama büyü Başını dik tutabilirsen boy vereceksin
Bu ne sevgi ah bu ne ızdırap Zavallı kalbim ne kadar harap Nasibim olsun bir yudum şarap Sun da içeyim
Kapat gözlerini kimse görmesin Yalnız benim için bak yeşil yeşil Gözlerin kimseye ümit vermesin Yalnız benim için bak yeşil yeşil
Salkım salkım tan yelleri estiğinde Mavi patiskaları yırtan gemilerinle Uzaktan seni düşünür düşünürüm İstanbul Bin bir direkli Halicinde akşamlar Adalarında