HE NENNİ – NURAY HAFİFTAŞ
Karakoyun olayım he nenni nenni Sararayım solayım he nenni nenni Yâri gördüğüm gece he nenni nenni Hakka canım vereyim he
Karakoyun olayım he nenni nenni Sararayım solayım he nenni nenni Yâri gördüğüm gece he nenni nenni Hakka canım vereyim he
Utanmadan haram lokma yutanlar Şerefini üç kuruşa satanlar Duymasa da Mısırdaki sultanlar Haram saltanatı yıkılır elbet Hortum saltanatı yıkılır elbet
Hey Erenler yine bozuldu bendim Gerçekler dilimden ayrı duruyor Aşkın ataşına yandıkça yandım Dumanım külümden ayrı duruyor duruyor duruyor Aşkın
Habı gafletten uyanıp Doğru yola bastım kadem, İhlasla Hakka dayanıp Aşina oldum dem be dem İhlasla Hakka dayanıp Aşina oldum
Halayımız var bugün Meydan bize dar bugün Oynasın cümle alem Düğünümüz var bugün Halayımız var bugün Meydan bize dar bugün
Gönlüme bir tohum saçtı Filizlendi çiçek açtı Nice diyarlar dolaştım Gönlüm tokatlıya düştü Dudakları baldan tatlı Sanki melek suratlı Gönlüm
Akbaş sarıaba üründü bucak Irmak olup aktı coştu her ocak coştu her ocak Çadırlar kuruldu kalktı al sancak Hoş geldin
Uzaktan bir davul çalar Tokmağı tozundan beter oy oy… oy Öyle bir zamana geldik Anası kızından beter oy oy… oy
Aşktan ölen tekrar ölmez diyorlar Kırılan kalp tekrar sevmez diyorlar O gitti bir daha gelmez diyorlar Söylesene söyle inanayım mı
Halım arz eyleyim aziz gardaşım Halım arz eyleyim aziz gardaşım Gün be gün efkarım artar vallahi Artar billahi Şeker ile
Her an özlüyorum seni sevdiğim Engeller bırakmaz sana geleyim İsterim tanrıdan olsun dileğim Hayalin gözümde tütüyor her gün Hayalin gözümde
Haber salın ak pürçekli anama Vurdular neşteri ciğer yarama Zalım doktor sende murad alama Dönülmez yollardan gelemez oldum Zalım doktor
Birlik aleminde bir güzel gördüm Leblerinin şekeri var kavli var Âşıklar çoğumuş aradım buldum Nice bencileyin derdi mendi var Âşıklar
Hicran kitabını kendinden oku Mecnundan duyup da rivayet etme Aşkın leylasını gördünse söyle Söz temsili duyup rivayet etme Aşkın leylasını
Dünya var oldu olalı Baki var mı göster hani Yaşım geçse yüz bin yılı Her doğmuş gün yeni bir hiç
Gemerekten ta şarkışla görüne Ne güzeldir hey Altınyayla git kangaldan görüne Hadi sen de gel Nereye ? Hele gel gel
her sabah her seher cumbuşa Her sabah her seher cumbuşa gelir el aman Her sabah her seher cumbuşa gelir el
Yükseğinde oylum oylum duman var Noldu size bahtı karalı dağlar Mermi değmiş ceylanına kuşuna Sümbülü navruzu yaralı dağlar Giden gelmiyor
Kuşlar ateş üstünde uçar Fırattan Dicleye akar Kuşlar ateş üstünde uçar Fırattan Dicleye akar Orada ölüm hüznü çağırır Dağlardan kopan