MOR SALKIMLI SOKAK
Seni düşündüm yine bu akşam üstü Gelmedin mor salkımlar sana küstü Umutsuz bekledim sabaha kadar O çok sevdiğin yağmurlar bile
Seni düşündüm yine bu akşam üstü Gelmedin mor salkımlar sana küstü Umutsuz bekledim sabaha kadar O çok sevdiğin yağmurlar bile
Bahar mı oldu berçeneğin yazısı yavru yazısı Yeşillenmiş binboğanın mazısı ey ey Bir koyun vurulmuş meler kuzusu Mele koyun mele
Malatya eline serin dediler serin dediler Kerneğin gölüne derin dediler derin dediler Gelenden geçenden ben seni sordum ben yâri sordum
Madımah bitti mola Yolları duttu mola Ela gözlü nazlı yar Beni unuttu mola Ah madımak madımah Yar madımak madımah Dön
Munzur baba ben yarimi getiremedim getiremedim Elini açıp da dua ettiremedim ettiremedim Ne yaptımsa ne ettimse yettiremedim Munzur baba Beni
Mezar arasında harman olur mu X2 Kama yarasına derman olur mu X2 Kamayı vuranda iman olur mu Vurma zalım kıyma
Minnet eyledikçe aksine eyler Etmeyelim çarkı devrana minnet Geceler muhabbet şeması yanar Kalmamıştır abı tabana minnet Ya dost ya dost
Al eline mendili Yudur sevdiğim yudur Gönül kimi seviyorsa Dünya güzeli odur Mendil verem mi? Mendil ayrılık diyorlar Kendim gelem
Bizim yayla dumanimiş sisimiş Mayısta kar yağmış yarim üşümüş Mektubu gelmiyor meğer küsümüş Yar ben ölmeyim de söyle nideyim Ah
Memleket isterim Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; Kuşların çiçeklerin diyarı olsun. Memleket isterim Ne başta dert, ne gönülde
Ay doğar gecelere Daldım düşüncelere Eller yarini aldı Ben kaldım köşelerde Mektup yazarım mektup Üzerini pullama Ben yazarken ağladım Sen
Ben doğdum ki evlenecek Ömrün böyle mi geçecek Gelin nereye gelecek Muhlis emmi muhlis emmi — Düriyenin bahtı kara Tezek
Sana bağlı aşk ipimi Çözdün işte mutlu musun Verdin çile gam yükünü Ezdin işte mutlu musun Mutlu musun mutlu musun
Murat gilin damından atlayamadım Liralarım döküldü toplayamadım O yare mektup yazdım yollayamadım Vurmayın arkadaşlar ben yaralıyam El alem al giymiş
Mardin kapı şen olur le le Dibi değirmen olur Buralarda yar seven Vallahi verem olur Le le le le le
Penceresi cam cama muallim Selam saldım amcana muallim Amcan kızını varmazse muallim Turşu kursun fincana muallim Penceresi kapalı muallim Kolu
Mühür gözlüm seni elden Sakınırım kıskanırım Uçan kuştan esen yelden Sakınırım, kıskanırım Havadaki turnalardan Su içtiğin kurnalardan Yerdeki karıncalardan Sakınırım
Mor kuşaklı karlı dağlar ararsa beni Uçurumlar kayalıklar sorarsa beni Yârim yıldızlara bakıp anarsa beni Deyin yardan ayrılalı tutmuyor eli
Aman mor koyun meler gelir Haydi de mor koyun meler gelir Aman dağları deler gelir Aman hakikatli yar ise Haydi
Güvercin uçuverdi kanadın açıverdi Yar yandım aman ayrılamam Elkızı değil mi aman aman Sevdi de kaçıverdi Oy farfara farfara Ateş