PAZARBAŞI – AŞIK MAHZUNİ ŞERİF
Pazarbaşı bu ne pazar gardaşım Hesap kitap yoktur soyan soyana Gözler yaşlı yaşlı cepler kuraklık Sorgu sual yoktur kıyan kıyana
Pazarbaşı bu ne pazar gardaşım Hesap kitap yoktur soyan soyana Gözler yaşlı yaşlı cepler kuraklık Sorgu sual yoktur kıyan kıyana
Şarabı ledünden eylemişim nuş eylemişim nuş Haşre dek ayrılmaz mestaneyim ben Var mıdır alemde ben gibi sarhoş ben gibi sarhoş
Pişir yağsız tuzsuz bulguru suda vay vay Üç öğün aşımız bu diye göster vay vay Zayıflar gülerse bebek uykuda vay
Çıktım yücesine seyran eyledim Yar ile gezdiğim eller perişan Çıktım yücesine seyran eyledim Yar ile gezdiğim eller perişan Firak geldi
Hatırım kalmadı mı dostum Senden ayrı sarardım soldum Hatırım kalmadı mı dostum Senden ayrı sarardım soldum Ne aradın nede sordun
Göresim geldi gene Hasretin deldi gene Göresim geldi gene Hasretin deldi gene Giymiş gelinliğini Almış güzelliğini Kapladı benliğimi Bak Palandökene
Pınara varmadın mı Gül koydum almadın mı Pınara varmadın mı Gül koydum almadın mı Seni zalimin kızı Hiç beni sevmedin
paraşütten hele boncuklu Paraşütten atladım İki yana katladım Yarimin hevesini Bu geceye sakladım Yarimin hevesini Bu geceye sakladım Hele hele
Pencereden bаk bаnа Fındık fıstık аt bаnа Fındık fıstık istemem Nişаn yüzüğü tаk bаnа Fındık fıstık istemem Nişаn yüzüğü tаk
Haktan inayet olursa Şah Uruma gele bir gün Gazada bu Zülfikarı Zalımlara çala bir gün Gazada bu Zülfikarı Zalımlara çala
Benim her günüm karalı Paramparça olsun dünya Benim her günüm karalı Paramparça olsun dünya Üstümde gamlar dolanı Döne dursun çarkın
Pınara indim de elim yumaya oy oy oy İki güzel geldi su doldurmaya oy oy oy Dedim güzel evleriniz nerede
Derviş oldum şu dağlarda gezindim Üzüm oldum en gül suyu ezildim Pirler sofrasında ikram edildim Aşkın kazanında piştikten sonra Pirler
Pınar baştan bulanır İner dağı dolanır Al başımdan sevdayı Buna can mı dayanır Rinna yârim rinna yârim Rinna rinna Al
Gözlerin düşünce bulutlarına şehrimin Bir zerrene Bin parçaya bölünendi Bir gün gideceğin tutarsa eğer Beni de al yanına götür beni
Pencereden kuş uçtu Yandı yürek tutuştu Bizim de böyle olmamıza Komşular ( Düşmanlar ) sebep oldu Ben bir garip kuş
Güzeller sultanı Şah Merdan Ali Kara günler geldi hallar perişan Rezil rüsva oldu bedenin halı Kırıldı kanadım kollar perişan —
Karşı yoldan bir kervan gider Köyden şehre giden göçe bak göçe Garı ne dediyse anayı dövmüş Babaya küfrediy hele piçe
Şu zalım gurbet çıktı çıkalı Sulu tarla ile bahçem perişan Gelini oğlundan evvel gidiyor Oğlu memur olmuş baba perişan. Çektiğim