GÖKTEKİ YILDIZI SAYAN
Gökteki yıldızı sayan olur mu Ölem ölem oy kader Benim gibi yare yanan olur mu? Ben ölüyüm oy kader aman
Gökteki yıldızı sayan olur mu Ölem ölem oy kader Benim gibi yare yanan olur mu? Ben ölüyüm oy kader aman
Seher yeli selam söyle yarime gelele … Beni kula kul eyledi bu sene gelele … Değme kuşlar konmaz iken dalıma
mamak türküsü Geldiğimizde otlar yemyeşildi Ve kuzeydeydi güneş Kömür deposu boşaldı işte Mamağa sonbahar geldi — Güneş altında tutsaklar Geçen
Burda çiçekler açmıyor Kuşlar süzülüp uçmuyor Yıldızlar ışık saçmıyor Geçmiyor günler geçmiyor Avluda volta vururum Kâh düşünür otururum Türlü hayaller
Mem nelere gark olmadı zin’in ateşi için, Ferhat dağı delmedi mi şirin’in düşü için, Kusur ise her saniye, her yerde
Bir yanımı sardı müfreze kolu Bir yanımı sardı varilci oğlu Beş yüz atlıyınan kestiler yolu Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz Yıl
Erzurum’dan çevirdiler yolumu Jandarmalar bağladılar kolumu Ne bağlarsın çavuş benim kolumu Ben bilirim karakolun yolunu Elleri koynunda kınalı gelin edalı
Dünyanın üzerinde kurulu direk Emek zay olmadan sızlar mı yürek Ali yar ali yar hak yar ali yar canım ali
Filiz filiz harelendim Dağlara uymak için Kan gölünde kurulandım Hayatı duymak için Kavgalara kuyulandım Sabaha varmak için Kekik kokusu duydum
Çocukluğum henüz sıcak, inadın sonrası yok Sabah akşam çalışırım, bakmayın tantanaya çok Umutlar bir kasada, Sıkışmış bir masada Dokuz altı
Dersim dört dağ içinde Gülü var bağ içinde Dersimi hak saklasın Bir gülüm var içinde Noldu ağama noldu Sarardı benzi
Derin bir ah çektin içim yandı Kıyamaz gözüm gözlerine Derin bir ah çektin içim yandı Kıyamaz gözüm gözlerine Rüyalarımdan gelip
Nerde kendini bilmez çocuklar Bir sabah öylece çekip gittiler Çınladı alkışlar kör sokaklarda Yankısı kime kaldı Deniz koydum adını Kederi
Demiri toz ederler loy Kan serperler gökyüzüne Sevgiyi yoz ederler loy Kül serperler kör gözüne Benim sevdam muratsız loy Ölüm
Değirmen başında vurdular beni vuy Kirli tütünlüğe oğul sardılar beni Vurma ragıp vurma nar danesiyem vuy Anamın babamın oğul bir
Daradayım yalanım yok Baskın yedim gün gece… Örselendi aşklarım üstelik Bir uzak diyardayım… Günaydın anneciğim, günaydın babacığım Yine sabah oluyor
Üşürüm hava soğuk Ranzalar kovuk kovuk Kimse derdim sormuyor Ne bir haber ne dostluk Dardayım ben dardayım Malum dört duvardayım
Viran olmuş bizim köyler Yalnız kalmış menevşeler Kurban olsun sana eller Çok özledim dersim seni Munzur’un soğuk suları Serin olur
İşte bir sabah uyandığımda Çav bela çav bela Elleri bağlanmış buldum yurdumu Her yanı işgal altında — Sen ey partizan
Büyü de babam sana büyü de büyü Acılar alacak yokluklar alacak Büyü de babam sana Büyü de babam sana büyü