SİNEMDE YARA – HASAN ERDOĞAN
Ne söylesem inanmazsın sevdiğim Gönülden vurgunum bağrımda yara Yaprağı dökülmüş ağaçlar gibi Gönülden vurgunum sinemde yara Gönülden vurgunum sinemde yara
Ne söylesem inanmazsın sevdiğim Gönülden vurgunum bağrımda yara Yaprağı dökülmüş ağaçlar gibi Gönülden vurgunum sinemde yara Gönülden vurgunum sinemde yara
Sevdasını çektiğim gül yüzlü yârim Sevdasını çektiğim gül yüzlü yarim Bana düğün bayram yas bundan sonra Senin hasretliğin kız öldürür
BEN BİR dertli KUŞUM da AVAZIM yoktur Uçam desem neydem kanat kırıktır Yaradanım beni bir dala kondur oy oy Ötmeyim
Havası çok ağır yatamıyorum Ellerin yüzüne bakamıyorum Gardiyan yavrusuz yapamıyorum Baba baba diye ağlama yavrum Gardiyan yavrusuz yapamıyorum Baba baba
Seven gönül birbirinden ayrılmaz Kara gözlü nazlımıdın bir zaman Bundan sonra bakmam daha ellere Hoş bakışlı nazlımıdın bir zaman Bundan
Bir güzel methedem ortadır boyu Hekimhana bağlı Hacılar Köyü Hacılar Köyü Orta mahallede o yarin evi Böyle bir güzelin derdi
Aşağıdan gelen de yarime benzer Saçları durnanın da teline benzer Benden başkasına da sakın görünme Çok güzelsin de belki dokunur
Aman yürü güzel yürü de yavrum gidersen gence Uzun uzun boylarından bellerin ince Aman ben ölüp de kabire girdiğim gece
Bir güzelin hasretinden derdinden Yanım sinem kül olmaya az kaldı Bir güzelin hasretinden derdinden Yanım sinem kül olmaya az kaldı
Beni sana aşık eden gözlerin Şimdi kimler için bakar bilmem ki Biri dere idi gül yar birisi ırmak Şimdi kimler
Ayrılık acısı ne bitmez acı Ateşi bir başka közü bir başka Yaralı gönlümün yoktur ilacı Yarası bir başka izi bir
Üzerinde keklik gibi kaydı var Gövel kuşu gibi yar boynunu eğdi mi Sarı saçı mah yüzüne değdi mi Bana karşı
Bir bayram sabahı erkenden kalktım Herkes gibi baba gardaş aradım Bir bayram sabahı erkenden kalktım Herkes gibi baba gardaş aradım
Çoban kayasının karı erimez Kış gelince orda oy kimse yerimez Orda ölüm vardır geri dönülmez Uyan celalım uyan uyan cemilem
Akar gözüm yaşı mendil kâr etmez Ağlarım da bahtım yüzüm güldürmez Beklerim de şu dağların karı erimez Kime derdim desem
Şu yalan dünyaya geldim geleli Gülmedi bu yüzüm gör beni beni Yüklendi barhanam gidiyor göçüm Kalan dostlarımdan sor beni beni
Ah… sökün ayı da geldi çiğdemler bitti Çırpını çırpını yandım oy oy bakışın kuşlar kuşlar Gurbet elin kahrı yaktı kül
Aman küçük yaşta da alışır boyun bükmeye Namert kapısında çile çekmeye Gözyaşını katık eder ekmeğe Eller yerken kendi koklar fukara
Her ne zaman görsem seni Everek Dağı Yüreğimde bir incecik sızı var anam sızı var oy oy Ah ile geçirdim
Yılana bak yılana Yılan dağı dolana Gelin gelin ağlama Kurban olam ağlama Mevlam sabırlar versin Yari çirkin olana Gelin gelin