MİHRİCAN MI DEĞDİ
Mihrican mı değdi gülün mü soldu Gel ağlama garip bülbül ağlama Felek baştanbaşa kimi güldürdü Gel ağlama garip bülbül ağlama
Mihrican mı değdi gülün mü soldu Gel ağlama garip bülbül ağlama Felek baştanbaşa kimi güldürdü Gel ağlama garip bülbül ağlama
Mevlam gül diyerek iki göz vermiş Bilmem ağlasam mı ağlamasam mı? Dura dura bir sel oldum erenler Bilmem çağlasam mı
Meşeler gövermiş varsın göversin Söyleyin huysuza durmasın gelsin Varmasın kötüye asılsın ölsün Kötadamın var ömrünü yok eder Bilemedim yaylanızın yolunu
Maraştan bir haber geldi Dediler ki merik ölmüş oy Keşke merik ölmeseydi Kırılaydı elim kolum oy Oy merik merik merik
Menzil almak ister isen Gönül sabreyle sabreyle Dostu bulmak ister isen Gönül sabreyle sabreyle Sabredenler menzil alır Sabretmeyen yolda kalır
Deli gönül feryat etme boşuna Hal bilmez kişiye yar olamazsın Bir mürşide bağlamazsan özünü Hakkın huzurunda var olamazsın Medet sevdiğim
Mecnunum Leylamı gördüm Bir kerece baktı geçti Ne sordum ne de söyledi Kaşlarını yıktı geçti Soramadım bir çift sözü Ay
Mecnun gibi dolaşırım çöllerde Hayal beni savuruyor yel gibi Ah çeker ağlarım gurbet ellerde Durmaz akar gözüm yaşı sel gibi
Kapattılar kapıları yüzüme Mapushane gurbet ele benzemez Benden selam edin dertli sazıma Mapushane gurbet ele benzemez Ne karaymış anlımdaki yazılar
Pencereden bir taş geldi Ben sandım ki Mamoş geldi Uyan Mamoş, uyan Mamoş Başımıza ne iş geldi Mamoş, palton tutayım
Maden dağı dumandır, de loy… kibar yarim Yolu dolam dolamdır, de loy …di gel malım Yarim gitti gelmedi, de loy…
Küstürdüm gönülü güldüremedim Baharım güz oldu yazım kış oldu Gönüle yârini bulduramadım Baharım güz oldu yazım kış oldu Şu fani
Küstürdüm barışamam Ayrıldım kavuşamam Göz açtım seni gördüm Yad ile konuşamam Dert bende kare bende Dert bende kare bende Eylenmez
Küçüksün güzel, etme bu nazı Yüreğime bastın ataşı közü Başına takmışsın gülü nergisi Yüzümü yüzüne süresim gelir — Aladır gözlerin
Kuru çaydan öte yana Yolum düştü arguvana Kuru çaydan öte yana Yolum düştü malatyaya Arguvanda bir güzel var Yollarına ölem
Kulak verdim dört köşeyi dinledim Ardımızdan gıybet eden çoğumuş Ben dünyayı sonsuza dek belledim Meğer dünya dört sultanlık yer imiş
Gel gardaşım ayrı gezme Kula kulluk yakışır mı? Zalıma boynunu eğme Kula kulluk yakışır mı Fırsat sizde bile bile Dura
Kul olayım kalem tutan ellere Kâtip arzuhalim yaz yâre böyle Şekerler ezeyim şirin dillere Kâtip arzuhalim yaz yâre böyle Güzelim
Körpe iken kırdın felek dalımı X2 Akar gözlerimden yaş gelir gider Dünyanın zevkinden çektim elimi Mevsim hazan oldu kış gelir
Kova kova indirdiler yazıya Dut ettiler algın ala tazıya İş başa düşünce bakmaz kuzuya Kaç kuzulu ceylan kaç avcı geldi