GARİP – GURBET ELDE BAŞ YASTIĞA
Gurbet elde baş yas-tığa gelende Acep nicolur halı garibin garibin Gelen olmaz giden olmaz yanına Sızlar yüreği başı garibin Anam
Gurbet elde baş yas-tığa gelende Acep nicolur halı garibin garibin Gelen olmaz giden olmaz yanına Sızlar yüreği başı garibin Anam
Hızlı hızlı giden yolcu Bu mezarda bir garip var Bak taşına acı acı Bu mezarda bir garip var Kurumuş yeşil
Duman almış denek dağın başını Kim silecek gurbet elde yaşımı Acı haber tez varınca sılaya Kim teselli eder can gardaşımı
Kamil olan kalmaz naçar Gam yeme gönül gam yeme Kara gündür gelir geçer Gam yeme gönül gam yeme Akıttım gözümden
Gafil gezme şaşkın Bir gün ölürsün X2 Dünya kadar malın leyli leyli Olsa ne fayda Söyleyen dillerin – Söylemez olur
Şu fıratın suyu akar derindir ölem ölem Yarimi götürdü anam kanlı zalimdir Daha gün görmemiş taze gelindir oy oy …
Bir haber sorayım erenler size Sevgili canandan ihsan mı geldi Mevlanın aşkına söyleyin bizesöyleyin bize Müjde mi efkar mı figan
Felek çakmağını üstüme çaktı Beni bir onulmaz derde bıraktı Vücudun şehrini odlara yaktı Yandım ataşına su leyli leyli leyli Felek
Ezim ezim eziliyor yüreğim vay Çok yalvardım kabul olmaz dileğim vay Ben ağlarım doktor ağlar dert ağlar Harap oldu yâri
Yardan ayrılalı derdim çoğaldı Bağrım yanık daim o dosttan yana Hasretle firkatle sinem dağıldı Çaresiz kalmışım o dosttan yana O
Deli gönül sana nasihatim var Her yüze gülene kanma bir daha Yaranı gel kendi elinle sar Her gördüğün tabip sanma
Ey sevdiğim sana şikâyetim var Ne sevdiğin belli ne sevmediğin Ben de bir insanım bir de canım Var Ne sevdiğin
Ettiler dost nazarında Esir göze kaşa beni Sorgusuz can pazarında Yazdılar en başa beni Efkârım zor gelir dile Sözüm sohbetim
Etek sarı sen etekten sarısın Kurban olam bey dağının karısın Sordum sual ettim kimin yarısın Ben sormadan dolu gibi döküyi
Bir yanımı sardı müfreze kolu Bir yanımı sardı varilci oğlu Beş yüz atlıyınan kestiler yolu Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz Yıl
Eski libas gibi aşıkın gönlü Söküldükten sonra dikilmez imiş Güzel sever isen gerdanı benli Her güzelin kahrı çekilmez imiş —
Bunca gamı bunca derdi Mevlam yalnız bana mı verdi Eller muradına erdi Yine cananım gelmedi Erisin dağların karı Geçti ömrümün
Karşıdadır evleri Ah leylim vah leylim emmoğlu Yayılır develeri emmoğlu Yayılır develeri emmoğlu Emmoğlu ele benzer emmoğlu Emmoğlu ele benzer
Terini aş eden emekçi gardaş Yenilmez gücünü bilemiyorsun Sen yalnız değilsin ben sana yoldaş Bir türlü yerini bulamıyorsun Kışlada sen
Emanet etmişsin geldi selamın Gül yüzlü cananım aleyküm selam Aldım tazim ile bu bengülalım Ey şahı cihanım aleyküm selam Mürüvvet