HERKES KENDİ İŞİNE
Dağlar bize düz olur mu? Yar gelmezse ne olur Bir yar gider bin yar gelir Düşmanlar görür kör olur Hadi
Dağlar bize düz olur mu? Yar gelmezse ne olur Bir yar gider bin yar gelir Düşmanlar görür kör olur Hadi
Ne sen leylasın ne de ben mecnun Ne sen yorgun ne de ben yorgun Kederli bir akşam içmişiz sarhoşuz Hepsi
Değirmenin Bendine, Taş Dönmüyor Dönmüyor. Döner Kendi Kendine, Hazal Gelin Arabadan İnmiyor. Değirmen üstü yeldir Önü daşlık bir yoldur Bakracı
Harman yeri sürseler Oy sanem oy sanem Yerine gül ekseler Esmer gaday ben alim Bahtılı kız başına Oy sanem oy
Ham meyvayı kopardılar dalından Beni ayırdılar nazlı yârimden Eğer yârim tutmaz ise dalımdan Onun için açık gider gözlerim Benim yârim
Sımsıcak konuşurdun konuşunca Irmak gibi rüzgâr gibi konuşurdun Yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki Çiğdemler güller, mor menevşeler Sımsıcak konuşurdun konuşunca
Yapma bana bu nazı Kırarım şimdi sazı Yapma bana bu nazı Kırarım şimdi sazı Suratını asıp da Kışa döndürme yazı
Saçlarından bir tel aldım Haberin var mı yar yar Ben gönlümü sana verdim Haberin var mı yar yar Gözden ırak
Güzelliğin on par’etmez Bu bendeki aşk olmazsa Eğlenecek yer bulaman Gönlümdeki köşk olmazsa Kim okurdu kim yazardı Bu düğümü kim
Bir mendil aldım dereden Yolun geçmez yar buradan Bin bir derdim var yaradan Güzel seni çok özledim Üç ay oldu
Güzel ne güzel olmuşsun Görülmeyi görülmeyi Siyah zülfün tel tel olmuş aman aman Örülmeyi örülmeyi Mendili yudum arıttım Gülü dalında
Güneş yine doğacak sabahın şafağında Bahar yine gelecek sevdanın doruğunda Ama inan ki bir tanem Benim de bu sevdam da
Seher yeli çık dağlara Güneş topla benim için Haber ilet dört diyara canım Güneş topla benim için Umutların arasından, Kirpiklerin
Kar yüklü dağların varsın eğilsin Bahara ne kaldı solma be gülüm Üşüyüp titreyen bir sen değilsin Bu kadar karamsar olma
Güle yel değdi güneş olursa Cana ten değdi ateş olursa Oy beni beni beni kanlar otağı Oy beni beni beni
Güneş bile yasak gülüm gül ey İçim sarı sıcak gülüm gül ey Duvarları deler gülüm gül ey Sevdamın közü gülüm
Ben bir küçük cezveyim Köşe bucak gezmeyim Ben bir küçük cezveyim Elden ele gezmeyim Verin benim yârimi Boynu bükük gezmeyim
Bu hasretlik kalır gitmez teninden Eksilmez acılar ezik yüreğimde Alma başını nasırlı ellerimden Sen istedin gül tenimde yaralar Bu ayrılık
Gül kuruttum gül kuruttum Yari sinemde uyuttum Yar söyledi ben unuttum Ah akabinde düştü gönül Yardan ayrılması müşkül Gül ezerler
Gül teninden usalanıp süzül de gel Gül bakışlım gözyaşların silip de gel Yârem sızlar yalnızlığım bilip de gel Gül kokuşlum