ŞU TARLANIN DÜZÜNE
Şu tarlanın düzüne yandım oy Buğday ektim düzüne tez gel oy Bilmedim gönül verdim yandım oy Bir zalımın kızına digel
Şu tarlanın düzüne yandım oy Buğday ektim düzüne tez gel oy Bilmedim gönül verdim yandım oy Bir zalımın kızına digel
Ben hep on yedi yaşımdayım Her ayak sesinde ürperirim Demir kapının her açılışında Göğsümün kafesine sığmaz yüreğim Her türlüsünü tattım
Şu kışlanın kapısına Mail oldum yapısına Telli kurban bağlayayım Asker yârin kapısına Yüce (karlı) dağlar olmasaydı Laleleri solmasaydı Ölüm Allah’ın
Şu karşıki dağda kar var duman yok Ah kar var duman yok Benim sevdiceğimde din var iman yok Aman off
Şu kanlı zalımın ettiği işler Garip bülbül gibi zar ağlar beni Yağmur gibi yağar başıma taşlar Dostun bir fiskesi yaralar
Şu diyarı gurbet elde – gurbet elde X2 Şen değil gönlüm şen değil ya dost ya dost Aman kimse bilmez
Şu derenin oylumu Eğri koydun boynumu Bileydim ayrılık var Vermez idim ömrümü oy oy Bileydim ayrılık var Vermez idim ömrümü
Şu dağlar ulu dağlar vay leyam Gölgesi koyu dağlar vay leylam X2 Derdimi ben söylesem vay leylam Gökteki bulut ağlar
Şu dağlar kömürdendir Giden gün ömürdendir Feleğin bir kuşu var Pençesi demirdendir Hadi leylim leylalım Ben yoluna kurbanım Ya al
Şu benim divane gönlüm Yine hubdan huba düştü Mah cemalin şulesine Çalkalanıp göle düştü Kiminin meskeni külhan Kimi derviş kimi
Şişli meydanında üç kız Biri çiğdem biri nergiz Vuruldular güpegündüz Sorarlar bir gün sorarlar Sabahın bir sahibi var Sorarlar bir
Çölün ortasından gülleri alın Kurumuş toprakta canım solmasın boşa Kötüler alemi almış gidiyor İyiler kendini canım yormasın boşa Çirkinler alemi
Senin eşkin meni düşürdü dile Neçe âşık olur bülbüller güle Hasret çektim könül verdim Seni sevdim men Hasret çektim könül
Şifa istemem bağından, bırak beni bu halımdan Razıyım açan gülünden, yeter dikenin batmasın Gece gündüz o hizmetin, şefaatin kerametin Senin
Halep’ten gelmiştir dalı Öter bülbül gibi dili Yemen’den alınır teli Şeytan bunun neresinde Aşkın narına dalmışım Mürşidi kâmil görmüşüm Dersimi
Kayada gezen oğlan Edası güzel oğlan Beni sana vermezler Saraltın taksan oğlan Aman şeker oğlan Yandım bekâr Oğlan Anasına darılmış
Rüzgâr ile yarışamam Cahil ile konuşamam Nadan ile barışamam Dedim amma geçti zaman Yârim yârim şaşkın yârim Yârim yârim düşkün
Şarkışla’ya düşürmesin Allah sevdiği kulunu Gemerek’te çevirmişler Deniz gezmişin yolunu Oy olaydım olaydım Okuryazar olaydım Deniz mahkemeye düşmüş Avukatı ben
Şahin serçe peşinde Tırnağı kan içinde Felek çarkın kırılsın Hak bunun neresinde Dağlar biner başıma Kan karışır yaşıma Hep küçükler
Dost dost Şahı merdan coşa geldi sırrın aşikar eyledi Yağmuru yağdıran benim diy’ademe söyledi Ol demde şimşek balkıyıp yedi sema